Tuesday, July 19, 2011

Childbirth Preparation - Normal doğum için hazırlıklar

Almanya'da anne adayları, ebeler ve doktorlar normal doğumdan yana, çünkü adı üzerinde bu doğum normal olanı. Sezeryan bir operasyondur diyorlar, anne veya bebeğin hayatları tehlikeye girmeden son çare olarak bu operasyona başvurulabilecek birşey olarak kabul ediyorlar. Sezeryan için burada neredeyse herkes hem anne hem de bebek için sonrasında birçok problemi beraberinde getiriyor normal doğuma göre diye düşünülüyor.

Böyle düşünüyorlar aslında, ya da böyle düşündüklerini söylüyorlar ama bu arada ben yakınımda hamile kaç tane kadın varsa hepsinden sezeryan olabilir lafını duydum, birinin ilk bebeği sezeryan olmak zorunda kalmış son dakikada, arada çok vakit olmadığı için şimdiki ikinci bebeğini de sezeryan yapması gerekiyormuş. Diğerinin bebeği çok büyükmüş pelvik bölgesine göre, dolayısı ile ikisi de sezeryan yaptıracaklarmış. Artık bilemiyorum tam olarak ama sonuçta Almanya'da bizim yaşadığımız bölge olan Hessen'de sezeryan ile dünyaya gelen bebek oranı 34%, bu bize gösteriyor ki aslında bazı anne adayları normal doğumu hiç denemeden sezeryan ile dünyaya getiriyor bebeklerini, yani bu da kullanılan bir doğum yöntemi haline gelmiş aslında bu bölgede.

Zaten kimse normal doğumun kolay olduğunu iddia etmiyor, söyledikleri tek birşey var, o da normal doğumun normal olduğu, doğal olduğu, dünyada 6 milyar insan olduğu ve bu insanların büyük bir kısmının normal yollarla dünyaya geldiği.ve aslında normal doğumu zor kılan o sancılar ile bir şekilde başa çıkılabildiği. Acıdan ölen anne adayı diye birşey olmadığı :) da ayrıca bir argüman olarak kullanılabilir.

Nasıl başa çıkılıyor bu doğum sırasındaki sancılarla peki? şimdi size eğitim sırasında verilen ipuçlarını aktarmaya çalışacağım madde madde, aklımda kaldığı kadarıyla.

1) Doğum öncesi yardımcı olabilecek doğal çözümler
Çaylar: 36. hafta itibari ile anne adayı günde 3-4 bardak Ahududu yaprağı çayı (Himbeerblätter Tee) içmelidir (bu çay eczanelerden temin edilebilir, bildiğiniz poşetlenmiş ahududu çayı değildir.Bunun yanı sıra hamileler için hazırlanmış özel çaylar da bunun yanında içilebilir (Bad Heilbrunner - Schwangerschaftstee 2) Bu çaylar sancıların normal seyretmesini sağlar, düzenler. Anne adayının pelvik bölgesindeki kasların gevşemesini ve bebeğin daha rahatlıkla doğum kanalında hareket edebilmesini sağlar ve bu şekilde normal doğumu kolaylaştırır.

Keten Tohumu: 36. haftadan itibaren her gün bir yemek kaşığı keten tohumu müsli ile veya yoğurt ile yenmelidir. Bunun yanısıra yeterince sıvı tüketimine özen gösterilmelidir. Keten tohumu vücuttaki salgıların artmasına bu şekilde doğum sırasında bebeğin çabucak dışarı kaymasına sebep olur. Aynı zamanda doğuma yaklaştıkça artan kabızlık problemini engeller ve bağırsakların çalışmasına, boşalmasına yardımcı olur. Bu şekilde bağırsakları boş olan anne bebeğin geçmesi için daha fazla yer kalmadı dolayısı ile daha kolay doğum yapacaktır. Bağırsak hareketleri aynı zamanda sancıların da gelmesini sağlar ve doğumun başlamasına yardımcı olur.
Akupunktur: 36. haftadan itibaren haftada 20-30 dakika süren seanslarla akupunktur yaptırılabilir. Doğum kolaylaştırıcı akupunktur, rahimin hızlı açılmasını, pelvik bölge kaslarının yumuşamasını ve sancıların düzenlenmesini sağlar, doğumun süresini kısaltır.
Saman çiçeği banyosu: 38. haftadan itibaren kaynar suda kaynatılmış saman çiçeklerini (sağdaki fotoğraf) içeren suyun buharına oturmak, ve bunu haftada 1 kere yapmak kasların yumuşamasına, esnemesine faydalı olmaktadır.
Çatı masajı: Normal doğumda oluşan yırtıkları önlemek için, daha esnek ve yumuşak vajinal kaslara sahip olabilmek için 35. haftadan itibaren (muhtemel doğumdan 4-6 hafta önce) günde 2-10 dakika olmak üzere (ilk günler daha kısa daha sonra daha uzun) doğum kanalının dış kaslarına (tam vajina ile anüs arasındaki doku) masaj yapılmalıdır. Masaj için evdeki zeytinyağını bile kullanabilirsiniz, ama buna özel bir yağ kullanmak isterseniz Weleda'nın bakır merhemi veya Dr. Hauschka'nın (Wala kupfer salbe rot) ürünlerinden kullanabilirsiniz.Masaja ilk günlerde tek parmakla biraz esnetme hareketleri ile başlayıp, daha sonraki günlerde 2 parmakla ve en son günlerde 3 parmakla devam etmelisiniz. Kasların masaj sonrasında esneklik kazandığını siz de göreceksiniz ve bu esneklik 1-2 cm bile olsa, yırtıkları kesinlikle önlemekte yardımcı olabilecektir.
Psikolojik hazırlık: Doğuma pozitif düşüncelerle girilmesi gerekir, sonuçta sancılar "Düşman" değil, minik bebeğimizi bize getirecek gerekli fiziksel oluşumlardır. Komplikasyon veya problem olacağına dair negatif düşüncelerden uzak durulması gerekir, bunun için de etraftaki ebelere, doktorlara ve doğumda sizinle birlikte olacak kişiye güvenmek gerekir. Inanmalısınız ki siz bunu başarabilirsiniz, vücudunuz ve bebeğiniz sizin bunu yapmanıza yardımcı olacak, bebeğiniz ne yapması gerektiğini çok iyi biliyor.

2) Doğum sırasında yapılabilecekler:
Psikolojik: Vücudunuzun rahatlamasına ve bebeğin dışarı çıkmasına beyninizin izin vermesi gerekir, bunun için kendinisi rahatlatacak şeyler düşünmelisiniz, pozitif olmalısınız, neredeyse 10 aydır kucağınıza almayı beklediğiniz bebeğinizin, kısa bir süre sonra sizinle gözgöze olacağını düşünmelisiniz. Unutmayın ki, beyniniz izin vermezse, bebeğin dışarı çıkmasına vücudunuz asla izin vermeyecektir.
Nefes tekniği: Nefes alıp vermek, ve bu tekniği doğru uygulayabilmek, doğum sırasındaki sancılarla başa çıkma yöntemlerinin en başında gelmektedir. Burada asıl dikkat etmek gereken sık sık kısa kısa nefesler değil, uzun uzun ve derine nefes alıp vermektir. Eğer yoga yaptıysanız, oradan da biliyorsunuzdur, nefesinizi efor harcadığınız (sancı varken) sırada vermeniz, rahatladığınız sırada da almanız gerekir. Nefes almayı her zaman burundan, vermeyi ise ağzınız kapalı iken dişlerinizin arasından yavaşça yapmalısınız. Bu nefes alıp verme tekniği, oksijenin tüm vücudunuza düzgün ve yoğun bir şekilde dağılmasını sağlayacak ve sizin kaslarınızın daha kolay rahatlamasını sağlayacaktır. Vüdunuzun hangi bölgesinde acı varsa, oraya konsantre olarak nefes alıp vermek de ayrıca bu tekniğin etkisini artıracaktır.
Doğum sandalyesi: Ağırlığı bacaklardan almak ve pelvik bölgeyi rahatlatmak için kullanılan bir diğer malzeme de doğum sandalyesi olarak sayılabilir. Bu sandalyeye oturarak partnerinize, yatağa veya salıncağa ağırlığınızı verebilir ve böylece belinizde oluşan ağrıyı hafifletebilirsiniz.
Sık tuvalet: İdrar torbasının boş olması, bebeğin doğum kanalında ilerlemesini yer açarak kolaylaştırdığından önemlidir. Genelde anne adayları tuvalete gitmeyi sancı çekme aşamasında unuturlar, bunu hatırlatacak bir partner bulunması yardım sağlayacaktır.
Emzirme yastığı: Yastıklarla annenin vücudunun yatarken veya otururken desteklenmesi önemlidir. Bu destekleme için emzirme yastıkları kullanılabilir.
Yiyecek/içecek: Doğum sancısı çekme süresi anneden anneye değişmekte olmakla birlikte özellikle ilk bebek doğumunda uzun sürdüğünden ve anneyi çok yorduğundan, bu süre zarfında bol enerjili yiyeceklerin doğum odasında bulunması ve partner tarafından anneye verilmesi, annenin enerji seviyesini yüksek tutabilmek adına önemlidir. Eğer mide bulantısı şikayeti varsa, enerjiyi yükseltecek şekerler ve kola da kullanılabilecek efektif maddelerdir.
Pozisyon: Doğum sancısı çekerken değişik pozisyonlar kullanmak, hareketli olmak, bebeğin doğum kanalında ilerlemesini hızlandırır. Vücudunuz ihtiyacı olan pozisyonu bulmanızı sağlayacaktır, sonuçta her insan kendini farklı pozisyonlarda daha rahat hisseder, burada önemli olan aynı pozisyonda uzun süre durmamak, hareketli olmak ve yerçekiminden faydalanmaktır.
Masaj: Doğum sırasında yanınızda olacak olan ebe veya partneriniz, belinize, omuzlarınıza masaj yaparak, sizin rahatlamanızı sağlamalıdır, doğumun uzun sürdüğünü düşündüğümüzde her anında size masaj yapabilecek kuvvette birini bulmak da çok zor olacağından, basit masaj aletlerinin kullanımı, partnerinizi rahatlatacaktır.
Sıcak yastık/sicak su torbası: Isı kasların gevşemesine yardımcı olacağından, yanınızda sıcak su torbası veya yastığı bulundurmanız ve ağrıyan bölgenize uygulamanız da rahatlamanıza yardımcı olacaktır.
Banyo/Küvet: Çoğu hastanede sıcak su ile dolu küvetleri sancılarınızla başa çıkmak için kullanabilirsiniz, sıcak su kaslarınızın rahatlamasına yardımcı olur, su rahat hareket etmenizi ve pozisyon değiştirebilmenizi sağlar. En çok tercih edilen seçeneklerden biridir.
Jimlastik topu: Top ile yapabileceğiniz bir çok pozisyon da yine rahatlamanıza yardımcı olacaktır. Topun üzerinde oturmanız ve dairesel hareketler şeklinde hareket etmeniz, pelvik bölgesinin masaj yapılarak yumuşamasına da faydalıdır.
Salıncak: Tavana asılmış salıncak tarzı kumaşlar onlara asılarak güç almanızı, vücudunuzun belden aşağı kısmının rahatlatmanızı sağlayacaktır. Doğum sancıları sırasında vücudunuzun üst kısmının sabitlenmesi, alt kısmının ise serbest bırakılması, sancıyı daha rahat atlatmanıza olanak sağlayacaktır.
Epidural: Medikal bir yardım, fakat sancıların daha az hissedilmesini sağladığından normal doğumu kolaylaştırmaktadır, lokal anestezi de diyebiliriz, fakat normal doğumda olması gereken sancıları ve itme sürecini etkilememesi adına dozu az tutulmakta ve hissiyatın sadece azalması sağlanmaktadır. Normal doğumu sezeryan'a çevirmek gerekmesi durumunda, dozu tam olarak uygulayıp belden aşağısını tamamen uyuşturmak için kullanılmakta, boylece anne doğum sırasında ve sonrasında kendinde olabilmektedir. Böylece narkoz almadan sezeryan doğum mümkün olabilmektedir.

Monday, July 18, 2011

Eğitim şart !!!

16-17 Temmuz 2011 Cumartesi ve Pazar günlerimiz, aslında tabii evde pinekleyerek geçirmek gereken haftasonumuz, fakat 32 Haftalık hamileyseniz, bu sizin ilk bebeğinizse, bebek gelmeden önce henüz hareket edebiliyorken biraz bilgi edinmekte fayda var diye düşündük. Frankfurt'tayız, Almanya'nın güzide şehirlerinden birinde, neyseki çok expat var da bir tane ingilizce kurs bulabildik, çok sık olmadığı için bu tarihlere bizim uymamız gerekti, dolayısı ile çok da fazla bir şansımız yoktu aslında tarih konusunda. Eğitim normalde 6-8 haftalık bir eğitim, ama biz oyle her hafta 2 saat kurslardan hoşlanmıyoruz, git gel git gel, neyseki ingilizcesi haftasonuna sıkıştırılmış bir kurstu bulduğumuz, sabah 10:00 aksam 18:00 arasında eğitildik, bizim durumumuzda olan 7-8 çiftle daha tanıştık. Aslında o kadar da yalnız değilmişiz Frankfurt'ta :))

Yine biz diğer çiftlere göre daha normaldik, en çok muhabbetimizi koyulaştırdığımız yanımızda konumlanan çift, Alessandra & Robert mesela, Alessandra aslen italyan, pariste American Airlines da çalışırken tanışmış Robert ile, o da aynı yerde çalışıyor. Robert aslında amerikalı ama Almanya'da doğmuş :) 28 haftalık hamile olan Alessandra, bir kız bebek dünyaya getirmeye hazırlanıyor.

Jo ve Alister, onlar Avusturalyadan gelmişler. Alister hiç susmadan konuşuyor, evdeki expat aslında o, kocası Jo ise freelancer olarak evde oturuyormuş :) Kurstaki diğer çiftlerin aksine, onların bir erkek bebekleri olacakmış, bizimkinden 4 gün sonra doğması bekleniyor :)

Gülnaz; tatarmış, kocası yoktu ortamda, tek başına gelmiş kursa, o da şahsına münhasır bir kişilikti, rahat giyinin gelin denen kursa mini etekle gelmişti :) ne de olsa biraz rusluk var kanında. Gülnaz'ın bir oğlu olacak, kurstaki nadir prenslerden diğeri :)

Will ve Hitomi; Will amerikalı Hitomi ise japon, nerede tanışmışlar bilemiyorum ama Will uzun süre Japonca eğitimi almış, onunla alakalı olduğunu duşunuyorum, tatlı bir çiftti, bir kız bebek bekliyorlar onlar da, Hitomi şu anda 28. haftasında ama henüz hiç karnı belli olmuyor :)

Sam ve Louise; Sam Rugby oyuncusuymuş Frankfurt'un rugby takımında oynuyormuş, aslen bu çift yeni zellanda'lı, onlar 36. haftalarındaymış, onların da kızları olacakmış. Ama onların kız daha başaşağı dönmemiş, muhtemelen ters gelecekmiş doğumda, bakalım kısmet :)

Reiner ve Sarah; Reiner ekipteki tek alman :) Sarah ise aslen hint bir ingiliz. Onların da bebekleri kız ve onlar da 36. haftalarındalar. Aman kız bir çirkin allah affetsin, tobee. Bunlar pazar günü sırra kadem bastılar, cumartesi baymış olacaklar ki... Kızın kafasında koskocaman bir gül beyaz, bizim sulukulede yok oylesi yani :P

Adam ve Marion; Bunların ikisi de amerikalı, onlar 34. haftalarındalar, Marion'un minik bir gobekciği var, gorsen benim 20 haftalık halim :) Onlara da bir kız gelecekmiş, hadi bakalım. Marion'un kızı da ters gelmeye kararlı gibi görünüyor, bakalım o da kısmet :)

Benim anladığım bu kursa gelenler aslında en psikopatından normal doğum yapmak isteyen tipler, hiç ağrı kesici olmadan tamamen normal yollarla doğum yapmak ve bu konuda öncesinden hazırlık yapmak istiyorlar. Epidural konusu geçtiğinde, ben birkaç soru sorunca bana kötü kötü baktılar, beceriksizmişim de ağrı kesicisiz yapamayacakmışım gibi. Ters gelen bebekleri bile normal doğurmayı deneyeceklermiş, bu konuda uzman hastane Frankfurt'ta Uniklinik miş, orada haftada 5-6 bebek ters doğarmış.

İlk gün, cumartesi genel olarak doğum öncesi annenin hazırlıkları, doğum anında anne ve yanındaki yardımcının (ki bizim kursta bu hep kocalardı) görevleri, doğum anında başımıza gelecekler, mümkün olan ağrı kesme teknikleri vs konuşuldu ve bir kısmı fiziksel olarak pratik edildi, doğumhane gezildi (sabah bir doğum gerçekleşmiş olsa da, o anda iki doğum odası da boştu). Günün sonunda ben bile az kaldı gaza gelip normal doğum yaparım ben, hatta hastaneye gerek yok, doğumevleri daha sakin tenha oluyor orada doğurabilirim diye düşünmeye başlamıştım ki, hemen kendime geldim. Yok yok, ben kendimi pediatri birimi olan, istediğimde istediğim operasyonu başarıyla sonuçlandırabilecek tam teşekküllü bir hastanede daha rahat hissedeceğim psikolojik olarak, her ne kadar anne başına daha az hemşire ve ebe düşse de, her ne kadar daha kalabalık olsa da, ben daha iyi hissedeceğim :) varsın bir kişiyle daha paylaşayım odamı, en kötü ihtimalle bu gelebilir başımıza, o gün olan doğum sayısına bağlı olarak, yapacak birşey yok :)

Pazar günü bence daha keyifliydi, sabahtan doğum sırasında oluşabilecek komplikasyonlar, sezeryan, vakum vs gibi son çarelerin ne olduğunu, bunlar sırasında annenin neler yaşayabileceği konusunu irdeledik. Sezeryan zaten Almanya'da herşey yolunda ise pek tercih edilmiyor, doktorlar anneleri normal doğuma yönlendiriyorlar, hoş benim anladığım burada kadınlar zaten normal doğumdan başka birşeyi akıllanrına bile getirmiyorlar, hepsi için son çare sezeryan :) Daha sonra bebek bakımı, emzirme, doğum sonrası annenin bakımı gibi konular konuşuldu, pratikler yapıldı. Umut oyuncak bebeğin altını değiştirdi, onu iki farklı şekilde kundaklamayı öğrendi :) Hazırız yani sanırım :))

Ama bence sonuç itibari ile, uzun ve sıkıştırılmış bir eğitim olsa da, bize faydalı oldu, değdi gittiğimize :) yani sonuçta eğitim şart !!!

Sunday, July 17, 2011

Childbirth Preparation - Hastane çantası

Aslında iki farklı çanta yapmakta fayda var, bir tanesi doğumhane ve evraklar için, bir tanesi de doğum sonrasında hastanede kalmak için. Hastane çantasını arabada veya evde bırakmalısınız ya da başında doğuma girmeyecek birisini nöbetçi bırakmalısınız, çünkü hırsızlık olabilir, çanta kaybolabilir. Refakatçi için de ayrıca bir çanta hazırlanabilir, ona gerekli olabilecek eşyaları da unutmamak gerek. Doğumhanede yanınızda olacak kişinin de üzerine rahat kıyafetler giymesi, hatta birkaç tane yedek kıyafet alması faydalı olacaktır, doğum uzun sürebilir ve doğumhaneler genelde sıcak olurlar.



Evraklar:
  1. Mutterpass (bu almanyada annelerin hamilelik seyir defteridir)
  2. Sigorta kartınız
  3. Pasaport veya kimlik
  4. Evlilik cüzdanı
  5. Boş kağıt ve kalem
  6. Adres ve telefon numaralarınızın yazdığı kağıtlar
  7. Bozuk para
Doğumhane için:
  1. Sıcak tutacak çoraplar
  2. Emzirme yastığı (hastane de sağlar)
  3. Masaj topu (hastane de sağlar)
  4. Büyük rahat t-shirtler (çok terleyeceğiniz için birden fazla)
  5. Terlik
  6. Hırka gibi birşey (doğumhaneden çıkarsanız üşümemek için)
  7. Toka
  8. Sıcak su torbası / Sıcak yastık
  9. Masaj yağı
  10. Kitap
  11. Müzik CDsi
  12. Dextrose şekerleri/nane şekerleri (enerji vermesi için) çikolata, müsli
  13. Bol içecek (şekerli olsun, enerji versin)
  14. Fotoğraf makinası/kamera
  15. Dudak nemlendiricisi (nefes alıp vermekten ağzınız çok kuruyacağı için)
Doğum sonrası oda için:
  1. Yeterince giysi (gündüz giymek için normal giysi, gecelik, t-shirt)
  2. Kozmetik çantası, makyaj malzemeleri
  3. Diş fırçası/diş macunu
  4. Cep telefonu
  5. Havlu/bornoz
  6. Saç kurutma makinası / saç maşası
  7. 2 emzirme sütyeni
  8. Göğüs pedi
  9. Serinletici jel (aktivgel deniyor burada) sezeryan olursanız ilk gün duş alamayacağınız için temizlenmeye yararlı olacaktır.
  10. Kırmızı loğusa tacı / yatak için süs
Bebeği eve götürmek için:
  1. Body 
  2. Tulum
  3. Hırka
  4. Şapka
  5. Eldiven
  6. Çorap
  7. Battaniye/örtü
  8. Bebek taşımak için anakucağı veya portbebe
Gelenlere ikram için:
  1. Şampanya
  2. Çikolata

Childbirth Preparation - Bebek için hazırlıklar

Bebek gelmeden önce yapılması gereken hazırlıkları kısaca madde madde özetlemek gerekirse;
  1. Annelik izninizi planlayın
  2. Maddi yardım için gerekli başvurular için evraklarınızı ayarlayın
  3. Yeterli miktarda alışveriş yapın ve kilerinize stoklayın
    • Bol miktarda enerji verecek içecekler bulundurun
    • Tuvalet kağıdı stoğu yapın
    • Dondurulmuş kolay hazırlanabilecek yiyecekler alın
    • Büyük kadın pedlerinden alın (plastik içermemeli, koton olmalı) 
    • Bebek bezini gerektiğinden de fazla alın
  4. 1 hafta - 10 günlük yemek pişirip dondurun, sadece ısıtıp yiyebileceğiniz halde beklesinler
  5. Ev yardımı organizasyonu yapın (akrabalardan ve arkadaşlardan yardım talep edebilirsiniz)
  6. e-posta listesi oluşturun (bebeğin dünyaya geldiğine dair tanıdıklarınızı bilgilendirmek isteyebilirsiniz)
  7. Telesekreterinizi ayarlayın
  8. Sizi ziyarete gelebilecek insanlar ile önceden konuşun, ilk günlerde çok kalabalık olmaması hem anne hem bebek açısından daha az yorucu olacaktır. 
  9. Ziyarete geleceklerden parfüm sürmemelerini ve uzun süre kalmamalarını rica edin.
  10. Ziyarete gelecek insanlardan yemek hazırlayıp getirmelerini rica edin, yardım ettiklerini hissedecek mutlu olacaklardır.
  11. Önemli bilgileri telesekretere mesaj olarak bırakın, size ulaşamayanlar bilgisiz kalmasın
  12. Yardımcı network'ünüzü oluşturun
  13. Eşiniz ile bebeğe kimin ne zaman bakacağını planlayın, biri bebek ile ilgilenirken, diğerinin mutlaka iyi dinlenmesini sağlamanız gerekecek
Bebek için gerekecekler:
Alt değiştirmek için:
  1. Alt değiştirme minderi
  2. Isıtıcı Işık
  3. Yıkanabilir alt temizleme bezleri
  4. Su kabı
  5. Kapanabilir bebek bezi çöpü
  6. Bebek bezi
  7. Tek kullanımlık ıslak mendiller (dışarı çıktığınızda kullanmak amacıyla)
Yıkanmak için
  1. Yıkanması için küvet
  2. Su termometresi
  3. Başlıklı havlu
  4. Tülbent
  5. Suda olmayı eğlenceli hale getirebilecek renkli oyuncaklar
Bakım için
  1. Bebek fırçası (doğal) - günde en az bir kere fırçalamak gerekir ki kafa derisindeki kan akışını hızlandırsın ve konak oluşumunu engellesin
  2. Bebek tırnak makası ve törpü (ilk 4 hafta bebeklerin tırnaklarını sadece törpülemek yeterlidir, fazla dipten kesilmesi kanamalara ve iltihaplanmalara sebep olur, bunlar bebeğe çok acı verir)
  3. Ateşölçer (kulaktan olmalıdır) 
  4. Yara kremi (Weleda nın Calendula bebek serisi)
  5. Badem yağı (deri bakımı için yıkanma suyuna koyulmalıdır)
Uyumak için
  1. Beşik (çok büyük yatak alınmamalıdır, bebek kendini kaybolmuş hisseder çok büyük bir yerde yatarsa)
  2. Yatak kenarı koruyucu (çok yüksek olmamalıdır, bebeğin yatağı yeterince hava alabilmelidir)
  3. Matras (hava geçirgen, antiallerjik olmalıdır)
  4. 2 Uyku tulumu (ilk 3 ay bebeğin üzeri uyurken örtülmemelidir, uyku tulumunda yatırılmalıdır)
  5. Ince bir örtü (bebeğin bir yerden bir yere götürülürken üstüne örtmek için)
  6. Kundak (refleksleri yüzünden çok uyanan ve iyi uyuyamayan bebekler için)
Taşımak için
  1. Arabanız varsa anakucağı (maxi cosi)
  2. Bebek arabası
  3. Sling veya Kanguru (kanguru için sling mantığında kangurular tercih edilmelidir, örnek: Manduca, Marsupi, Ergobaby)
Kıyafet
  1. 8-10 body
  2. 8-10 tulum
  3. 4-5 uzun kollu bluz
  4. 4-5 uzun pantalon
  5. 1-4 pijama
  6. 1-2 hırka/ceket, dışarısı için de 1 ekstra ceket
  7. 6-8 çorap (en az 1 tane yün çorap)
  8. 2-4 şapka (bebekler vücut ısılarını ilk zamanlar ayarlayamazlar, uyurken giydirebileceğiniz 1-2 koton şapkası olmalıdır)
  9. 2-3 eldiven (uyurken yüzünü çizmemesi için)
  10. 2-3 ayakkabı/patik
Beslenme için:
  1. Emizrme yastığı
  2. Göğüs pedleri (kullan-at veya yıkanabilir olanlardan)
  3. Emzirme sütyenleri
  4. yaralanmış göğüsler için kalkan (lanolin, multimam compresses)
  5. Göğüs soğutucular
  6. Göğüs pompası (Medela harmony veya swing)
  7. Süt saklama kapları
  8. 6-10 adet Biberon ve yenidoğan başlığı
  9. Şişe ısıtıcısı
  10. Şişe yıkamak için fırça
  11. 2-5 emzik
Diğer
  1. Örtü (inceli kalınlı bir iki farklı çeşit olmalıdır)
  2. Bebek arabası için doğal kürk
  3. 10-15 tülbent
  4. En az 30 tükürük mendili
  5. Isıtıcı yastık / su torbası (mikrodalgada ısıtılanları tercih edin)
  6. Müzik çalan dönence (pastel renklerde olmalı)
NOT: Bunlar minimum ihtiyaç olarak belirtilenler, isterseniz daha fazlası ile çeşitlendirebilirsiniz tabii :)

Childbirth Preparation - Emzirme hakkında herşey

Emzirmek iyidir !!! Avantajlarını bi de ben yazmayacağım, internette kolayca bulabilirsiniz :))

Bence en güzeli: Bebeğinizin size bağlanmasını, sizinle yalnız başına vakit geçirmesini sağlar.

Bir seferde her iki göğüsü 15- 20 şer dakika emmesi gerekir, süt gelmese bile emmesini bekleyin, ancak bu şekilde beyninize süt gelmesi gerektiği sinyali gidecektir.

Bebek her istediğinde onu emzirmelisiniz. Eğer 6 saatten fazla uyuyorsa onu uyandırmalı ve istemese bile emzirmelisiniz.

Bebeğinizin acıktığına dair verdiği sinyalleri anlayabilmelisiniz. Bu sinyaller ellerini daireler çizerek sallama, ağzını açıp kapatma, ağzını şapırdatmak olarak sıralanabilir. Eğer bu işaretleri görmezden gelirseniz, bebeğiniz bir süre sonra strese girecek ve ağlamaya başlayacaktır. Ağlamaya başlarsa artık emzirmek için biraz gecikmiş olduğunuzu anlayabilirsiniz. Ağlayan bebek emzirilmeden önce sakinleştirilmelidir, ancak daha sonra emzirebilirsiniz. Bu sebeple ilk işaretleri farketmeye çalışmanız önerilir. 

Bebek ilk 6 ay boyunca sadece anne sütü ile, daha sonrasında mama ve anne sütü ile beslenmelidir. 12 aylık olana kadar mutlaka anne sütü faydalıdır, daha sonrasında istediğiniz kadar emzirmeye devam edebilirsiniz.

İlk doğduğunda bebeğin midesi bir misket büyüklüğündedir, bu da en fazla 10-15 damla süt içebilmesi demektir, az içti zannedip çok süt vermeyin, bebeğinizin midesi rahatsız olacaktır. Sık sık ama az az emzirmelisiniz.

İlk 3 gün Kolostrum adlı madde gelir süt yerine, bu bebeğin bağışıklık sistemi için süper bir besindir, bebeğin ilk aşısı olarak da düşünebilirsiniz, onu tüm alerjilerden ve mikroplardan, bakterilerden korur. Bunu alması çok önemlidir, rengi sarıdır ve çok yağlı ve tatlıdır. Daha sonra beyaz renkli olan asıl anne sütü gelmeye başlayacaktır ve gün geçtikçe ve bebeği emzirdikçe miktar coğalacaktır. 

Göğüs uçlarınızın kuru olmasına özen göstermelisiniz, bunun için yıkanabilir ya da tek seferlik göğüs pedlerini kullanabilirsiniz. Eğer göğüsleriniz yara olduysa, Lansinoh krem ile nemlendirebilisiniz, bebeğin bu kremi yutmasında bir sakınca yoktur. 

Emzirme öncesinde sütün rahat akışını sağlamak için göğüslerinizi ısıtmalı, emzirme sonrasında ise rahatlatmak amacı ile soğutmalısınız. Böylece süt dolu göğüslerinizden kaynaklanan aşırı gerginlik hissiyatı sizi rahatsız etmeyecektir. Soğutmak için özel hijyenik pedler (jel kıvamında - örnek: lanolin, multi-mam compresses) eczanelerde bulunabilmektedir.

Ilk zamanlar sütünüz gelmiyorsa veya çok az geliyorsa bebeği nasıl beslemelisiniz: (bebek kilo kaybetmeye başlarsa)
Mama ile besleyeceksiniz tabii ki :)) ama sakın biberon kullanmayın, yoksa akıllı bıdık bebek biberonun emme kolaylığına alışacaktır ve asla bir daha sizi emmeyecektir, emilmeyen göğüs ise artık süt üretmeyecektir. İki türlü besleyebilirsiniz:
1) Parmak beslemesi: Parmak beslemesi için ellerinizi iyice yıkadıktan sonra (tırnaklarınız kısa olmalıdır) bebeğin damağının doğru noktasına kadar küçük parmağınızı sokun, emmeye başlamasını bekleyin, daha sonra satın aldığınız parmak besleme kiti (aslında bir şırınga ve ucunda ince bir hortumdan ibaret bir alet) içinden çıkan hortumu bebeğin ağzının kenarından yerleştirin, bebek emdikçe biraz sıkarak süt gitmesini sağlayın, böylece emdikçe süt gelmesine alışacak ve emme refleksi kaybolmayacaktır.
2) Göğüs beslemesi kiti: Gögsünüze bantlar yardımı ile yerleştirilen (yapıştırılan) ince hortumlar sayesinde göğsünüzü emerken bebek sütün de emdikçe ağzına akmasını sağlayan bir mekanizmadır, aynı anda hem sizin göğsünüzü emerek süt üretimini sağlarsınız, hem de bebeğin emme refleksini kaybetmemesini sağlarsınız, tabi bunu sadece sütünüz az ise uygulayabilirsiniz, eğer göğsünüzdeki yaralar sebebi ile emziremiyorsanız bu yöntem pek de faydalı değildir.

Eğer canınız yanıyorsa, göğüsleriniz yara olduysa: İlk günlerde canınızın yanmasının sebebi henüz tam olarak bu işi doğru yapamıyor olmanızdır, bebeğin sizi doğru şekilde emdiğinden emin olmalısınız. bebeğin doğru emmesi demek, sizin göğsünüzün ucunun bebeğin damağının sert kısmının bittiği yumuşak kısmının başladığı yere denk gelmesi demektir. tam olarak neresinden bahsedildiğini anlamak için dilinizi damağınızda arkaya doğru götürün, damağınızın sert yerinin bittiği ve yumuşak dokunun başladığı yeri tespit edin, işte o kadar geriye kadar bebeğin göğsünüzü kavraması gerekir, zaten ancak bu şekilde o da doğru emme refleksini geliştirebilecektir. Doğru emdiğinden emin olmanız için, emerken bebeğin kulaklarının hareket ettiğini görmeniz gerekmektedir, eğer sadece yanakları hareketliyse, kesinlikle doğru emmiyor demektir.

Emzirme pozisyonlarını değiştirmek çoğu zaman faydalıdır, böylece göğsünüzün tamamının boşaldığından da emin olabilirsiniz ve enfeksiyon kapması riskini çok azaltmış olursunuz. Emzirme sırasında kullanabileceğiniz tüm pozisyonlarda annenin de bebeğin de kendisini rahat hissetmesi çok önemlidir, rahatlığı sağlayabilmek için her pozisyonda emzirme yastıklarını kullanabilirsiniz. Unutmamak gerekir ki, annenin bebeğe göğsünü yaklaştırması değil, bebeğin anneye yaklaşması gerekmektedir. Annenin sırtı dik olmalıdır ve yastıklarla desteklenmelidir. Bebeğin ise kafası, omurgası ve poposu aynı çizgi üzerinde olmalıdır, vücudu anneye dönük olmalıdır, kafası yana dönük olarak göğüs emmek ve yutkunmak bebek için çok zordur.

Bebek gelen sütten daha az emiyorsa, ve göğüsleriniz sütle dolduysa ve ağrı yapmaya başladıysa pompa ile sütü boşaltmamalısınız, çünkü o zaman beyin sütün yetmediğini düşünecek ve daha fazla süt üretimine sebep olacaktır. Bir iki gün sabretmelisiniz ve bebeğin ihtiyacı kadar süt üretilmesini sağlamalısınız. Ne kadar çok süt sağarsanız o kadar çok süt üretileceğini unutmamalısınız.

Bebeğiniz göğsünüzü emmek istiyor, fakat süt geldiğinde içmeyip sürekli tükürüyorsa, panik olmayın, bu sadece bebeğin emmek ihtiyacını karşılamanız gerektiği anlamnına gelmektedir. İçmek değil, emmek istiyordur diğer bir deyişle. Bu durumda ya ellerinizi temizleyip bir süre parmağınızı emmesini sağlayacaksınız, ya da emzik vererek sakinleşmesini bekleyeceksiniz.

Göğsünüz çok yara olduysa ve bebeğinizi yine de emzirmek istiyorsanız göğüs kalkanı adı verilen aparatlardan kullanabilirsiniz. bunlar silikon aparatlardır ve göğsünüzün daha çok tahriş olmasına engel olur. Fakat bunları 1-2 haftadan daha uzun süre kullanırsanız, bebeğinizin emme refleksi azalabileceğinden, kısa süreli olarak kullanmanız tavsiye edilmektedir.

Emzirirken annenin yediklerine, içtiklerine dikkat etmesi gerekmektedir. Hamileyken kadar olmamasına rağmen, yediklerimiz anne sütü yoluyla da bebeğimize geçmektedir. Hasta olmamız halinde ise kullanacağımız ilaçların emzirmeye engel olmayan ilaçlar olmasına özen göstermemiz gerekir, neredeyse hiçbir hastalık emzirmeyi durdurmaya sebep olmaz, her hastalık için emzirme döneminde de kullanabileceğiniz bir ilaç mutlaka vardır (çok ağır hastalıklar dışında, kanser gibi), bunları iyice araştırmalı ve uygun ilacı bulmak gerekmektedir.

Bebeklerin gaz ve sindirim zorluğu rahatsızlıkları için (kolik) bazı yiyecekleri yemenizin yanlış olduğunu düşünüyor olabilirsiniz, fakat herhangi bir yiyecek bebeğe anne sütü ile geçtiğinde rahatsızlık yapıyorsa, o yiyeceği 4 hafta süre ile yemeyip, bu süre sonunda yeniden denemekte fayda vardır. Bebeklerin 4 haftada bağırsakları çok gelişir ve daha önce sindirmekte zorluk çektikleri yiyecekleri 4 hafta sonrasında zorluk yaşamadan sindirebilirler. Denemek gerekir. İlk zamanlarda portakal, limon, çilek gibi asitli meyveleri de yerken dikkatli olmak gerekir, bunlar anne sütü ile bile olsa bebekte alerjik reaksiyona sebep olabilirler. Bu reaksiyonu poposundaki kızarıklıklardan anlayabiliriniz, eğer bu şekilde bir reaksiyon olursa, 4 hafta sonra bir kez daha denemeniz gerekir.

Emzirme döneminde eğer alkol kullanırsanız (ki çok sık kullanmamalısınız) ilk sağdığınız sütünüzü dökmeli ve bebeğinize vermemelisiniz, daha sonra yeniden normal şekilde emzirmeye devam edebilirsiniz. Yediğiniz veya içtiğiniz maddeler 1-2 saat içerisinde sütünüze geçmektedir.

Göğüs ucunda sensörler bulunmaktadır, bu sensörler bebeğin ağzındaki bakterileri algılayabilmekte ve onlara özel antikorlar üreterek anne sütüne vermektedirler. Bu şekilde bebek bakteriler yüzünden hastalanmadan önce anne sütünden ilgili antikorları almakta ve bu şekilde de hastalıklara karşı korunmaktadırlar. Bu sebeple anne sütü bebeği her türlü hastalıktan koruyabilmektedir.

Göğüs pompası eğer annenin emzirme ile ilgili bir sorunu yoksa ve bebekten ayrı kalmak zorunda kalmıyorsa ihtiyacınız olan birşey değildir. Eğer emzirme ile ilgili sorununuz varsa, doktorunuz size bir reçete yazacaktır ve en teknolojik göğüs pompasını ücretsiz olarak hastahaneden veya eczanelerden ödünç alabilmenizi sağlayacaktır. Eğer işe gitmek için bebekten ayrı kalacaksanız ve bu sebeple sütünüzü sağmak zorunda kalacaksanız Almanya'da hastahaneler ve ebeler Medela Swing önermektedir. Bu elektrikli bir göğüs pompasıdır ve bebeğin emişini simüle edebildiği için çok kullanışlıdır. Eğer göğüs pompasını seyrek kullanacaksanız elle çalışan pompalardan da edinebilisiniz, bunlar daha ucuzdurlar fakat kullanması daha yorucudur.

Göğüs pombası ile sütünüzü sağarken, bebeğinizin yanında olmanız hormonlarınızın daha iyi süt salgılamasını sağlayacaktır. Eğer iş yerinde sütünüzü sağmanız gerekiyorsa, bebeğinizin fotoğrafına bile baksanız hormonlarınız daha çok salgılanacaktır.

Sütünüzü sağıyorsanız en fazla 48 saat dolapta ve en fazla 3ay dondurucuda saklayabilirsiniz, bir kere soğutulmuş ve ısınmış anne sütünü kullanmamanız durumunda bir daha dondurmamalısınız. Kullanılmayan sütleri bebeğinize vermemelisiniz, dondurulduktan sonra ısıtılmış ama içilmemiş sütünüzü çöpe dökmelisiniz.

Emzirdikten sonra bebeklerin gazının çıkartılması rahatlamalarını sağlayacaktır.Bunun için en iyi pozisyon "uçan balık" pozisyonudur. Bunu uygulamak için bebeği kolunuza yüzükoyun yatırdığınız, bir eliniz ile bacak arasından kavradığınız, diğer elinizle ise poposuna ve sırtına pışpış yapmanız gerekir. Ya da başı arkaya dönük olacak şekilde omzunuza yatırıp, sırtını ovmanız da rahatlamasına yardımcı olacaktır. Bebekler genelde gaz çıkartırlarken biraz da sütü geri çıkardıklarından bebeğin ağzının denk geldiği bölgeye mendil koymanız kıyafetlerinizin kirlenmemesi açısından iyi olacaktır.

Bebek doğmadan önce bu konuda okumak faydalı olacaktır, işte bizim eğitimde önerilen kitaplar (bunlar aslında almanca ama ingilizceleri de bulunabilir belki):
1) DVD: Mamas Milch (ISBN: 978-3-00-026477-1)
2) Book: Stillen (ISBN: 978-3-8338-0405-2)
3) Book: Das Stillbuch (ISBN: 3-466-34431-X)

Childbirth Preparation - Doğum sonrası kontroller

Almanyada Bebek doğduktan sonra yapılan kontroller (yandaki defterlere işlenirler):
U1: doğardoğmaz ebe tarafından yapılır
U2: 3.- 10. günlükken yapılır
U3: 4. -6. haftlalıkken yapılır
U4: 3. - 4. aylıkken yapılır
U5: 6. - 7. aylıkken yapılır
U6: 10. - 12. aylıkken yapılır
U7: 21. - 24. aylıkken yapılır
U8: 43. - 48. aylıkken yapılır
U9: 60. - 64. aylıkken yapılır

Bu tarihlerde yaptırılmayan kontroller devlet tarafından tespit edilir, eve sosyal servis elemanları veya polis gelir ve cocuğa iyi bakılıp bakılmadığını bizzat kontrol ederler, gerekirse cezai yaptırım uygularlar, dolayısı ile bu kontrollerden herhangi birini kaçıracağınız ortaya çıkarsa (yani önceden planlanan başka bir ülke ziyareti sebebi ile vs.) bunu önceden doktorunuza bildirmeniz gerekmektedir.

Bebek doğduktan sonra ilk günlerde genelde hastanede yapılan başka bir test ise: Bebeğin yeterince işitip işitmediğini kontrol eder, bebeğin duymasında herhangi bir sorun varsa, bunu bu aşamada tespit etmek iyileştirmek için olanak sağlar, 6. aydan sonra keşfedilen işitme güçlüklerinin tedavisi çok mümkün değildir. Sadece Frankfurt'un etrafında yılda 150 bebekte bu sorunla karşılaşılmaktadır.

Bebek doğduktan hemen sonra (en az 36saatlik olmalıdır) 32 hastalığa karşı yapılan başka bir test daha vardır, bu testin yapılmaması durumunda devletten yine kontrole gelebilirler, bu testin sonucu negatif çıkarsa devlet size haber verir ve bebeğe gerekli tedavileri uygular. Sonuç iyi ise sizinle kimse iletişime geçmez.

İlk aşılar 7-8 hastalığa karşı yapılır, aslında 4 aylıkken bu aşının yaptırılır, fakat devlet bunu zorunlu tutmuyor, genelde ebeler ve doktorlar bu aşının 1 yaşını doldurduktan sonra yapılmasını tavsiye ediyorlar. Eğer bebek evde ailesi ile birlikte ise, herhangi bir bebek yuvasına gitmiyorsa, yaptırılması opsiyoneldir. Yuvaya kayıt edilirken bu zorunlu tutulmaktadır.

Vitamin K: Bebek doğduktan hemen sonra hastanede bebeğe vitamin K verilmesini isteyip istemediğiniz sorulur, bunun avantajı bebeğin kanının kolay pıhtılaşmasını kolaylaştırmaktır. Zorunlu değildir, fakat yapılması herhangi bir düşme anında beyin kanaması riskini azalttığından tavsiye edilmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli konu, ilk emzirme sonrasında vitamin K nin verilmesidir, cünkü bu vitaminin tadı çok acıdır ve bebek hiç emzirilmeden bu tadı alırsa, bir daha meme almayabilir. Hastanede bu konuya özellikle dikkat etmenizde çok fayda vardır.

Göz damlası (Prophylaxis): Önceki yıllarda uygulanan birşeydir, annede genital bir hastalık varsa bebeğin doğumu sırasında gözlere bakterilerin gelmesi sonucu körlüğe neden olabilmektedir. Günümüzde ise anneler zaten hamile kalmadan önce veya hamileyken genital bir rahatsızlığa karşı test edildiklerinden böyle bir ihtiyaç kalmamıştır. Asitli olduğu için ve bebeğin gözlerini çok yaktığı için artık uygulanmamaktadır, gerek de yoktur.

Childbirth Preparation - doğum sonrası bakım

Çok güneş olmayan bir coğrafi bölgede yaşıyorsanız bebeğe her gün ilk 12 ay boyunca: Vitamin D ve Flouride tableti vermek gerekmektedir.

Flouride vermek istemiyorsanız tablet olarak, dişleri çıktığı günden itibaren diş fırçası ve flourid li diş macunu ile fırçalamanız gerekmektedir.

Bebeği Yıkarken: Suya birkaç damla zeytinyağı veya badem yağı damlatmak ve bebeği sadece bu suyla yıkamak yeterlidir, herhangi bir şampuan ya da vücut losyonu gerekmez.

Bebeğin kafasını her gün en az 1 defa bebek fırçası ile fırçalamak gerekir boylece bebeğin kafasındaki konak oluşumuna engel olmuş olursunuz.

Isıtıcı ışık (warming light) bebeğin altını değiştirirken üşümemesini ve böylece de ağlamamasını sağlar, gereksiz birşey değildir.

Evde bebeğin altını değiştirirken ıslak mendil kullanılmaması daha iyidir, tülbenti biraz yağlı su ile ıslatıp altını temizledikten sonra kurutmanız bebek cildi ve alerjik reaksiyonlar için daha faydalıdır.

Erkek bebeklerde penis ve yumurtalıkların etrafı silindikten sonra iyi kurutulmalıdır. Kız bebeklerde ise vajinanın içi asla temizlenmemelidir, gelen beyaz mukus vajinanın kendi kendini temizlemesini sağlar.

Bebeği döndürürken:
1) dondüreceğiniz taraftaki kolunu vücuduna yapıştırın,
2) diğer taraftaki kalçasından iterek döndürün
3) kollarını iki tarafa doğru açın
4) başını bir tarafa doğru çevirin (eğer kendisi zaten çevirmediyse)

Bebeği kaldırırken:
1)  önce yan çevirin (kolunu vücuduna dayayarak)
2) ayakları yere değecek kadar kaldırın
3) sonra tamamiyle kaldırın

Bebeği yatırırken:
1) önce ayakları yatıracağınız yüzeye değsin
2) sonra yan yatırın
3) sonra sırt üstü çevirin

Bebeği uyuturken:
Eğer siz de uyuyacaksanız, sırt üstü yatırın, kafasını bir tarafa çevirmezse siz çevirmesine yardımcı olun
Eğer siz uyumayacaksanız; arkasına destek koyarak bi süre sağ tarafına yatırın, bir süre sol tarafına yatırın, bir süre yüzükoyun yatırın

Bebekler kendi refleksleri yüzünden birden ani hareketler yapabilirler ve bu sebeple de kendi kendilerini uyandırabilirler, bu sebeple geceleri uyumayan bebekleri kundaklamak iyi gelecektir. Bacakları nispeten rahat edecek şekilde kundaklanması gerekir, fakat kolları kesinlikle çok sıkı kundaklanmalıdır. Bunu ilk doğduğu günden itibaren istediğiniz yaşa kadar yapabilirsiniz, tabi bebek izin verirse :) (almanca kundak: Pucktücher)